Ana Sayfa  
 Aladağ Yaylaları
 Haberler
 Sizlerden Gelen 
  Aladağa Özgü
  Aladağ Ünlüleri
Lezzet Durakları
 İletişim
 
 
 Aladağ
Tarihi
Coğrafya ve Nüfus
Köylerimiz
Güzellikleri
Tarım ve Hayvancılık
   Videolarda aladağ  
 
 Ziyaretçi Defteri
Mesaj Ekle
  Mesaj Oku  
 
 Popüler Başlıklar
   
 
 Hemşerilerimiz
Kayıt Ol
  Kayıt Güncelle  
 Hemşerilerimiz
Son Eklenen Hemşeriler
 
harun
kuş
 .Detay.
izzet
demir
 .Detay.
musa
pinar
 .Detay.
hüseyincan
kaya
 .Detay.
hasan
srbg
 .Detay.
kerim
öztaş
 .Detay.
yasin
yener
 .Detay.
bayram
dağ
 .Detay.
 
Tarihi
 
      Tarihçe
TARİHİ YERLER VE DOĞAL GÜZELLİKLER 
Aladağ tarihi yerler ve doğal güzellikler bakımından oldukça zengindir. Doğasıyla, havasıyla , sularıyla ve tarihi harabeleriyle turizm yönünden Adana ilinin en güzel ve en zengin bölgelerinden biridir. İmamoğlu sınırını çizen
Seyhan Nehri üzerindeki
 Aladağ tarihi yerler ve doğal güzellikler bakımından oldukça zengindir. Doğasıyla, havasıyla , sularıyla ve tarihi harabeleriyle turizm yönünden Adana ilinin en güzel ve en zengin bölgelerinden biridir. İmamoğlu sınırını çizen Seyhan Nehri üzerindeki Boztahta köprüsünü geçerken ilk göze çarpan yeşil ormanlar hemen kendini gösterir. İmamoğlu tarafı kelaynak kuşları gibi görünüm arz ederken Aladağ tarafı gelin başı gibi süslüdür. Köprüyü geçince sol istikamete yol alırsanız Boztahta, Yüksekören ve Topallı köylerinde Çeşitli av hayvanları ve yeşil ormanlar içerisinde Çatalan Baraj Gölünün manzarasını izlemek ayrı bir zevk ve neşe kaynaığıdır. Köprüden sağ istikamete Eğner Köyüne doğru yer alırsanız sağınızda Seyhan ırmağı solunuzda yeşil ormanlar ve simit şelalesini görürsünüz. Eğner Köyümüz yedi gözden oluşan karasu çayı üzerinde yer alan su değirmenleri ile her çeşit ağaç türleri geniş ve iğne yapraklı olmak üzere yeni dünya , narenciye türleri , hurma şeftali , erik vb. ağaçlarıyla bir doğa harikasıdır. Ayrıca alabalık tesisleri, havuzlar, sizleri bir hayal alemine götürür.
 Akören Beldesi tarihi kalıntılarıyla, okulları, kiliseleri parmak ısırtacak kadar güzeldir. Uzunkuyu-Kayabaşı tarihi siteleri , kiliseleri ve mezarları ile ünlüdür. Aynı yol üzerinde yer alan Mazılık Köyünde kral mezarları, kilise kalıntıları taş işçiliği, revaklar ve avluları su sarnıçları taştan su kuyuları hemen göze çarpar. Üç kilometre yukarısındaki masiret ovasının tepeliklerinde yer alan örenleri ve mezarları, üzerindeki yazıtları incelemeniz tavsiye olunur. Ayrıca yel değirmenleri ve taş dinkleri görmenizde yarar vardır. Aynı yolu takiben ve Aladağ’a 7 Km. uzaklıktaki Gireğiyeniköy kalesi kral yolunun kalıntıları tarihi kral mezarı kalıntıları , kilise kalıntıları , katakompları görmeniz sizleri mutlu edecektir. İlçeye 2 Km. uzaklıktaki Ağcakise anıt ağacını görmeniz(Ardıç) sizleri hayrete düşürecektir.

 Aladağ İlçe Merkezine 12 Km. uzaklıkta olan Meydan Yaylası ve 1563 metre rakımlı tepe üzerinde 1500 m2 lik alan üzerinde kurulu bulunan kalenin gezilmesi, görülmesi orman ağaç türlerinin temaşa edilmesi Çukurovayı ve diğer köyleri izlemeniz bakımından çok yararlı olacaktır. Üç bölümden oluşan bu kale çevre duvarları burçları, pencere ve kapıları mimari özellikleri bakımından ayrı bir araştırma konusu olabilir.Yine marviyan harabeleri , ormanlar içerisinde yer alan Roma hamamları, kilise kalıntıları doğa severleri beklemektedir. Madenli köyünde yer alan kilise kalıntıları tarihi mozaikler kral mezarları, soku taşları taştan oyma küpler, dibekler, ve yer altı mağralarını gezmenizi öneririz.

 Yayla turizmi açısından Meydan , Başpınar, Ağcakise, Zambıl ,Acıman, Alakavak, Ziyarettepe, çataloluk, Trak, Eğni gözü , Bürücek vb. yaylaları sayabiliriz.

 Aladağ İlçe merkezine 17 Km. uzakta yer alan Hotalan harabeleri, Dünyadibi(Posyağbasan ) tarihi kalıntıları ve kitabeleri vardır. Ayrıca Çömekli yolu üzerinde yer alan mermerden yapılmış Kral sarayı kalıntılarını vardır. Çömekli mahalesinin kuzeyinde TAMRUT KALESİ yer alır. Çevresinden akan dereleri çayları ve tatlı su balıklarını doğal güzelliklerle birlikte kuş sesleri dinlenir. Eğni deresini oluşturan eğni kaynaklarını ve üzerinde yer alan Eğni kalesini , buz gibi suların başında dinlenmenizi tavsiye ederim. İlçenin Yetimli, Dölekli, Kıcak , Gerdibi Köylerinin kuzeyinde yer alan orman alanlarını, derelerini, tarihi kalıntılarını yaban hayvanlarını (Dağ keçisi, Yaban domuzu, kınalı keklik, ur kekliği, vaşak, vb.) Bitki türlerini , kır çiçeklerini ve bahçelerini gezmenizde , görmenizde yarar var. Bu saydığımız köylerin her tarafında rahatça doğa yürüyüşleri, dağcılık sporları yapabilirsiniz. Bilhassa Acıman yaylası ve trak bölgelerinde kış sporları yapmak fiziki yönden uygun olmasına rağmen tesislerin kurulmasına ihtiyaç vardır. Acımanda yer alan halk arasında acısu diye bilinen (Sarı su) şifalı suya yazın binlerce insanımızın o yöreye gelerek kamp kurdukları dertlerine deva buldukları tıpben kabul edilmesede şifa bulan insanların sayısı bir hayli yüksektir. Bilhassa mide, bağırsak, böbrek hastalıkları ve cilt hastalıkları için çok yararlı olduğu bütün yerli turistlerce onaylanmaktadır. Su nasıl içilmelidir? Sabah akşam yarım çaybardağı dozajında içilmeli ilk üç gün hafif baş ağrısı, baş dönmesi yapabilir bu olay tamamen geçicidir üçgünden sonra böyle bir ağrı yapmaz. Geçirdiği hastalıklar en az 21 gün kalmak şartıyla tamamen tedavi eder. İlaç gibi geçici tedavi etmez.Acıman yaylasından Kükürt yolu üzerinden yürüyerek yedi göllere çıkmak mümkündür. Dağcılar için kaldı tepesi biçilmiş bir kaftandır. Yine 2185 m. Rakımlı ziyaret tepesi üzerinden 3734 m. Yüksekliğindeki Demirkazık tepesine doğru yol alırken vadilerdeki buzulları görmeniz yeterli olacaktır. Aynı yoldan yedi göllere ulaşmak mümkündür. Teke Boynu tepesinden Kurt boğazına doğru yol alırken Karagöle ulaşmanız mümkündür.

 Mazılık Harabesi : Kozan’a 32 km., Aladağ’a 8 km. uzaklıkta olup köyün güneybatısına 1 km. uzaklıkta 6.yy.’a ait Büyük Kilise bulunmaktadır. 3 tane aynı büyüklükte penceresi vardır. Dışardan bakıldığında beşgen görünen kubbeler biçiminde çerçevelenmiş, onun içinden fırlayacakmış gibi üçgen biçimi ile şekillendirilmiştir. Kapılar, kuzey ve güney olmak üzere 2 tanedir. Kapıların üzerinde yuvarlak biçimde pencereler bırakılmıştır. Kilisenin altında kubbeli bir giriş yeri vardır. Bu kapının giriş yüksekliği engin bir şekilde örülmüş, bu giriş kendiliğinden oluşmuş olan mağaralara açılmaktadır. Kilisenin güney tarafında kiliseye paralel, hemen hemen aynı zamanlara ait daha büyük bir yapı bulunmaktadır. Bu yapıtların şekli ve konumu göz önüne alındığında mağara ve kilisenin niçin bu alanda inşa edildiğini anlamak mümkün olmaktadır. Buranın eskiden o çağın toplumu tarafından çok saygı duyulan bir yer olduğu fikri çıkarılabilir. Meydan Kalesi: Kale, Kızıldağ Yaylası’na 5 km, Kalkat Yaylası’na 8 km. uzaklıkta (Üçürge suyu) kaynak bölgesindedir. Batısında tarihi

 Kızıldağ yaylası bulunmakta ve Aladağ Vadisindeki diğer kalelere komşudur.

 Büyük dağ silsileleri tarafından yüzük şeklinde kuşatılmıştır. Kale burçlarının bir tanesi yarımay şeklinde öne çıkmaktadır. Surların bazı bölümleri yıkık durumdadır. Güneybatısında iki tane gizli odacık bulunmaktadır, kalenin en dıştaki kısmı dörtgen taşlardan örülmüştür. Kıyı kısımlarının bir bölümü yıkılmıştır. Yapılışı yaklaşık 12-13.yy dönemlerinin sonlarında gerçekleşmiştir.

 AKÖREN HARABELERİ: Aladağ İlçe Merkezine 12 km. uzaklıkta, Adana’ya 52 km uzaklıktadır. Eski bir yol sizi Kapadokya’nın Radandos Kilikya’ya götürür.

 Akören I. (Yöresel adı Göveren) yaklaşık 1 km. kuzeyde yeni kurulan köyün üst tarafında güneybatı yamacındadır. Bulgulara göre Bizans Dönemine ait yaklaşık 30 ila 40 ev bulunmaktadır. Köy merkezinde, dar sokak aralarındaki birbirine bitişik evlerin arasında üç kubbeli kilise mevcuttur. (Uzunluğu yaklaşık 18 m. eni yaklaşık 14,1 m.). Kilisenin güney kapısının üstündeki kalker taşından yapılmış konsolun üzerinde 572 tarihi yazılmıştır.(M.S. 553).

 Bizanslılar tarafından kilisenin tekrar restore edildiği düşünülmekte, yağ yapımında kullanılan bir taş bulunmaktadır.

 Akören II. Girişinde “Kayabaşı” diye adlandırılmış, yerleşim alanlarının doğusunda ve batısında 30 ila 50 arasında sık biçimde duran evlerden oluşmaktadır. Güneybatısındaki kiliseye ait bir haç bulunmakta (uzunluğu yaklaşık 32 m. genişliği 20,5 m). Birden fazla yazıtta (M.S. 525) yazmaktadır.

 Kuzey kıyısındaki yerleşim yerinde ikinci bir kilise (uzunluğu yaklaşık 28m, eni 15.5 m.) görülmektedir. Kuzeyinde Bizanslılardan kalma büyük ve gösterişli mezarlıklar bulunmakta, yazıtlarda M.S.170) kazınmıştır. Bir yanda güney yamaçlarında yıkılmazlığı simgeleyen, batısında da Bizans Döneminden kalma mezar odaları ağır kalker taşlarıyla döşenmiştir. (Aynı Bingüç ve Ergen Uşağı gibi).

 TAMRUT (ALİŞE KALE): Aladağ’ın batı tarafında, Eğlence Suyu’nun vadi girişindedir. Adana’ya 54 km. Aladağ’a 24 km.’dir.

 Tarihi; tahmini 1193 yıllarında inşa edilmiş.

 Mimarisi; Kale Karsantı (Aladağ) Vadisi’ni uzunlamasına çevreleyen sert kayalıklar üzerine kurulmuştur. Etrafını dik yamaçlar çevrelemektedir. Kalenin dış surları, kayaların yapısına göre birden fazla kıvrımlar göstermektedir. Bu noktalarda kalenin korunması için ek önlemler zorunlu görülmüş. Kale içine günay batıda bulunan bir noktadan girilmekte, giriş kapısını her iki taraftan destekleyen bir daire şeklinde kule bulunmaktadır. Kale içindeki bölümler, ya yüksek tavanlı ya da iki katlı oturma alanları tahta tavanla kaplı olacak şekilde düzenlenmiş. Doğu tarafında küçük bir kilise bulunmakta, kalenin iç ve dış surları kabaca kesilmiş dörtgen taşlarla örülmüş bazı blok taşlar ise dışa çıkıntılı şekilde örülmüş. Kapı ve kapının çevresi ise özel işlenmiş taşlardan yapılmıştır. Kapının üstünde dış cephede kalker taşından altı satırlık bir yazılı kitabe bulunmaktadır. Bu yazının içeriği hala tam olarak bilinmemekte, kalenin başka bölümlerinde de yazımdan kaçınıldığı gözlenmektedir.

 İŞA KALESİ (EĞNİ GÖZÜ) : Aladağ’ın güney batı kenarına kurulmuştur. Karsantı (Aladağ)’dan Gerdibi’ne 25 km., Adana’ya 58 km. uzaklıktadır. Küçük yoğun yerleşim alanları Karsantı (Aladağ)’nın en yüksek tepelerine kurulmuştur. Bu yapıların oturum alanları 12x14m.’dir.Kuzey ve doğu tarafının kenarları yuvarlatılmıştır. Güneydoğudaki dış surlarının bir kısmı yıkılmıştır. Temelinde genel yapıya uygun olmayan küçük bir odacık bulunmakta. Yine de oranın küçük bir kilise olduğu düşünülmekte. Bir merdivenle daha yukarıdaki bir platforma ulaşılmakta.(Bugün yıkılmış durumdadır).

 Kalenin dış cephesi dörtgen taşlarla kaplanmış, duvarların yapısında ise yontulmuş taşlar kullanılmıştır.

 EĞNER (AKNER): Seyhan Nehri’nin kollarından bir tanesi de Eğner Köyü’nden doğmaktadır. Bu yerleşim biriminde Roma Dönemi’ne ait Roma Köprüsü ve Eğner Su Kemeri ve Simit Şelalesi yerleşim biriminin önemini arttırmaktadır.

 Eyner, sağında Saros ( Seyhan) kıyısı, Meydan Kalesine 14 km. yolla bağlıdır. İsmini Kral I. Leon’dan aldığı söylenir. Bu kral; Küçük Ermenistan Kralıdır ve buraya gömülmek istemiştir. Leon, 1219’da Sis’ten Mervan’daki Akner’e giden yolda öldürülmüştür. Kalbini ve ruhunu orada bırakmış, fakat bedeni Sis’te kalmıştır. 1258’de Leon’un kral olan kardeşi I. Hetum tarafından Akner’e taşınmıştır. I. Hetum 1269’da o köyde ölmüştür. 1307’de “Sis Konseyi” ne katıldı. (Kaynaklar bunu gösteriyor). Akner Girgor’u, onun için Mongal Halkının tarihini yazdı. (Orijinal el yazısı-1271).

 Küçük dar bir vadi (yaklaşık 800-1000m.) doğuya Saros Kıyısı’na açılmaktadır. Vadi küçük bahçelerle süslüdür. Vadideki bazı köy evleri hala ayaktadır. Altı tane değirmen-taşı bunu ispatlamaktadır. Bu izlere rastlamak hala mümkündür. Bu yerleşim bölgesinde bir Osmanlı Hamamı, Su Sarınçları, değirmen, temel duvarları, köprü temelleri bulunmaktadır.

 KYRİAKE: Bugünkü adı ile Gireği-Yeniköy. Karsantı’nın kuzey batısı girişindeki vadide bir köy ve bir kale bulunmaktadır. Karsantı’dan 4km. güney-batıda, Kozan’dan 35 km., Adana’dan 62 km. uzaktadır. Kale, eski adı adı ile Kyriake ya da Gire Kalesi diye anılır.

 Bu Ermeni Kalesi, kubbemsi kayadan ve poligonal tepeden oluşmaktadır. Birbirine altı değişik açıdan bağlıdır. Ulaşım, (Giriş) doğudan (Harap olmuş bir kapıdan açılarak) bir iç avluya açılmaktadır. Batıda tek başına büyük bir kule bulunur. Güney tarafta bu kulenin çıkış noktası olduğunu gösteren bir bölüm vardır (12-13.yy. yarısı).










 


Diğer Başlıklar
Tarihçe 873